Pazar, Haziran 29, 2008

deneysel

albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino albino

Cuma, Haziran 27, 2008

titanic 2



Çarşamba, Haziran 25, 2008

tavşan

bir yarışma programını kim sunarsa sunsun samimiyetsizin önde gideni oluyor ya çok gülüyorum buna. misal adam 20 milyar kazanıyo sunucu soruyo: "gayet iyi bir para neler hissediyorsun?" ulan peki sen program başına kaç para alıyosun? sana soran var mı "süper para yaptın bu yarışmadan hacı.. en büyük ödülü 5'e katladın.. sen ne hissediyosun??" diye.. çok güzel paraymış..sen dünyaları götür yarışmacıya gelince "20 milyar iyi para..al derim.." ayağı..sielelan!..

1 Reklam

Pazartesi, Haziran 23, 2008

guinness

en kısa sürede ardışık post atma rekorunu zorlamadan bu geceyi dilerseniz bir fıkrayla noktalayalım:

Temel bir gün NewYork'a gitmiş. Uçaktan inmiş bir de bakmış Dursun elinde de bir koli. Gitmiş hemen yanına..uyduruyom lan ne fıkrası yanına koyum..

oha..


tamam lan benzemiyo ne baarıyon..

Yeter lan?! no:8

İlanlardaki aha bu morg numarası.

Pazar, Haziran 22, 2008

I

Evlilik değil midir ki;
hayatınıza giren insanların
güzelliklerini kaybetmeye başladıkları o zirveden
düşerken sarıldığınız?

Çarşamba, Haziran 18, 2008

bir hoş sada

O gün işlenen konuyla ilgili laf sokan hocalar vardı hani. "Oğlum önüne dön asit-baz karışımı yaparım seni bak şimdi!"..."Kızım konuşma! Gelip çarpanlarına mı ayırayım istiyosun illa ki!" "Valla oraya gelirim makarayla kollarınızdan gerdiririm hep beraber kollarınızdaki gerilimi ölçeriz" Daha neler ya hahaha!..

Bi de bi hoca vardı boyuna şöyle derdi: "Bakın bu tahtadakileri yazın bunları hiçbir yerde bulamazsınız!" Nası lan müfredatta yok mu?? Siz dün gece mi uydurdunuz yoğusa?..

Pazartesi, Haziran 16, 2008

bahar diyeti

Bahar geldi geçti ben hala fazla kilolarımdan kurtulamadım diyorsanız işte size mucize su diyeti!

Sabah:
Aç karna alabildiğine su
1 kuru kayısı

Öğlen:
Alabildiğine su
2 leblebi (leblebinin beyazını yiyin sarısını yemeyin kolestrol oranı yüksektir)

Akşam:
Alabildiğine su
1 sigara
Vurun kafayı yatın

(öğün aralarında acıkırsanız alabildiğine su için. 1 haftada 10 kilo ile beraber akıl sağlığınızı da yitirin.)

Cumartesi, Haziran 14, 2008

gayrı menkul


















Al koy işte bi kenarda dursun..

17

Eskiden IT Müdürüne IBM müdürü dirlerdi. Bak mesela burda bi ölüm ilanı var. Anadolu'da hala deniyo zaar..

Perşembe, Haziran 12, 2008

Bilelim Öğrenekoyalım no:4

Selpak deyince.. Burnunu silip ne çıktı acaba diye mendile bakanlardan ilham alarak üretilmiş "Sil-Bak" kağıt mendillerinin adı sonradan "şirketçe çok mu iğrençleştik acep??" diye geri adım atılarak "Selpak"a çevrilmiştir.

Selpak

"ehmm..önemli olan, bence, bir futbolcunun, o pozisyona girmesiydi.. ama %100 olmamasıydı.. Ben o derece değildim."

(Galatasaray:5 - Neuchatel Xamax:0 maçı sonrası, muhabirin Tanju'ya ilk dakikalarda kaçırdığı önemli bir gol poziyonu hakkında yönelttiği soru üzerine)

Çarşamba, Haziran 11, 2008

16

Devlet Tiz Sesli Çocuk Korosu

Salı, Haziran 10, 2008

Ticari devam et canım..

Trafik polisi bi arabayı durdurmuş ceza kesecekti gözlerimle gördüm. Adam tabi ödemek istemiyo ceza şöle dediydi polise: “Memur bey arabada oruçlu hastam var yapma gözünü seveyim..”. Milli değerlerden girdiydi uyanık. Oruçlu hasta olur mu lan?!

Pazar, Haziran 08, 2008

Roarrr!!!

Küçükken Metro Goldwyn Mayer aslanı çıkınca annemin "Aslanlı film başlıyorr!" demesi ve benim aslan ha çıktı ha çıkacak diye o sıkıcı filmi sonuna kadar izlemem kolpayla ilk tanışmamdır.

Cumartesi, Haziran 07, 2008

gedappa

Ortaokulda falan "Ya yağmur yağmasın yaaaaaa :( " kızları olurdu. Erkek öğrenciden sulu bir şakaya maruz kalınca da "Komik diilsin biliyo musuannnnn!" derdi bunlar. Aynı kızlar üniversitede "Ama bakın burda insanlar 2 saatir bu kapıların açılmasını bekliyorlar!" şeklinde yönetimle münakaşa eden kızlara dönüşürler. Ve ben bu "insanlar" lafına çok kıl olurum..

Cuma, Haziran 06, 2008

14

Euro'ya Yumoş diyen bir kişiye denk gelmedim, gelemedim be oğlum.. Misal bi kahvede maç başlamadan "Yumoş 2008 başlıyo!" dese ak sakallı bi amca neşeyle..Eğilir öpmez miyim o mübarek ellerini onun oracıkta..Sarılıp da ağlamaz mıyım o Birinci kokan omzunda..Hadi be güzel amcacım be..çık artık karşıma..nerdesin, nerelerdesin..



13

Bugün bi adama adres sordum. Adresi bilmemesine rağmen 2,5 dakka konuştuk.

Çarşamba, Haziran 04, 2008

12

Dini kanallardan birinde "Tesbih Böcekleri" diye bi ikili çıksa ya..

gepetto

Bir akşam salağın birine gidiyorum. Evi bulamadım. Bi çocuk yuvasının üstüymüş. Ara ara yok yuva.. Birine sorucam ama kimse de yok ki sorayım... Derken bi amca gözüktü uzaktan. Çocuk yuvası diye soracam, yuvası mı kaldı lan?! dicek, öle bi tip..Ama başka çarem yok sorayım dedim ben de. "Pardon dedim buralarda bi çocuk yuvası varmış nerde biliyo musunuz?" "Pinokyo nu, Bıcırık nı??" demez mi. Der tabii..Perişan da edekor beni oralarda..



Pazar, Haziran 01, 2008

Gir bi bak no:3

Bu hafta tanıtmaya çalışacağım site deviantart.com.

Deviantart isminden de anlaşılacağı gibi anormal sanatın ve sanatçının dostu bir sitedir. Bireylerin kendilerini sanat yoluyla express etmeleri için bulunmaz bir nimet olan deviantart.com, kullanıcı siteye üye olduktan sonra hanesine Millî Eğitim Bakanlığı onaylı ve "anything goes" mühürlü bir "Sanatçı olması gıda kodeksine uygundur." belgesi gönderir ve
böylelikle sanatçılık yolunda ilk önemli adım atılmış olur.

İcra edilmesi günümüzde artık cep telefonlarıyla bile mümkün hale gelmiş olan fotoğraf sanatı doğal olarak en rağbet gören sanat dalıdır. Converse fotoğrafçılığıyla start alan sanat kariyeri, eski kapı önlerinde verilen pozlar, yatağa uzanıp ayakları duvara dikmek, boş evlerde yerlere yatarak, duvar köşelerine çömelerek sigarayla depresyonist açılımlarda bulunmak, banyoda donla fayansları yalamak, vintage kıyafetlerle ayna karşısında ağlar gibi yaparak makyaj akıtmak ve kocaman gözlüklerle belediye parklarında çimlere yayılmak suretiyle kademeli olarak devam eder. (Nenen sen salaklık edesin diye mi diktirdiydi Vesile teyzenin düğününe giydiği o entariyi, fistanı?..)

Sertifikalı kullanıcı; mutlak surette Eternal Sunshine ziki, Amelie, Selvi Boylum Al Yazmalım, David Lynch ve bilimum Fransız filmleri, Garbage, Radiohead, Incubus, Him, PJ Harvey ve daha önce adını duymadığınız eksantrik müzik grupları, ekseriyetle murathan mungan, biraz k.iskender ve bolca Bukowski, Nietzsche serpiştirilmiş, farklı olma ihtiraslı olmasına rağmen 2089292 tane aynısından bulunan profile sahip ve kendi güzelliğinin nedense hiç farkında olmayan hısım akrabalarının verdiği "çok güzel bu cicim..yerim ben seni ama!" nidalı gazlarla coştukça coşar ve bir zaman sonra "Ya ben yeni bir makine alıcam önerileriniz neler??" anketiyle kariyerinde zirveyi zorlar.

Hah! işte bu noktada aylardır "nasıl bir fırsat bulsam da tüm kurtlarımı ortaya dökerek şu gacının aklını alsam.." diye pusuya yatmış olan bol sakallı, hırpane saçlı, Amsterdam'a yerleşmek için halasının kızını bile satmaya dünden razı, midye dolma, bira ve ekşisözlük sever kardeşimiz sahneye çıkar: "Nikon D200MX, D80'le aynı sensöre sahiptir. Yani D70S den biraz daha iyi. Ve daha büyük LCD ekrana sahip..Ayrıca D40x yada D80'in kit lensleri gerçekten kötü.. Kit lensi almayıp 18-200 yada 18-70 gibi bir lens almak gerekir. Sen makro çekmeyeceksen bence Canon'un modellerine de bir bak. Doğubank'ta Sincap Foto var istersen beraber gidebiliriz.." der. Böylelikle,
avatarından ve galerisinden buram buram gelen "carpe diem!" elektriğiyle tasarlanmış sanal mevcudiyetini iyice harlayarak yeni bir Nevizade akşamının altını yapar.


Tnx for :+fav:!