Perşembe, Temmuz 21, 2011

Babel

Babel (2006)
6,9 / 10
Yönetmen: Alejandro González Iñárritu

















Nâzım Hikmet, “Nerden Gelip Nereye Gidiyoruz?” şiirinde “yıkan da yaratan da biziz bu güzelim, bu yaşanası dünyada.” diyerek seslenir insanlığa. Babel, bu büyük şiirin perdeye yansımış hali gibi, diyebilirim. 'Amores perros' ve '21 Grams' filmleriyle ün yapan Meksikalı yönetmen Iñárritu, bu kez bir kurşundan yola çıkıp bütün bir dünyaya kadrajını açarak, Doğu ve Batı arasındaki kültürel farklılıkların, yaşamsal ayrımların birbirini tamamlamaya muhtaç orada nasıl öylece beklediklerini gösteriyor bize. Çocukları merkeze alış biçimiyle iddiasını güçlendirirken, ancak 'çocuk gözüyle' görülebilecek saf, bakir imgelerin izini sürüyor. Doğu-Batı, savaş-barış, toplum-birey, halk-iktidar, mutluluk-keder, mantık-inanç hepsi; hepsi filmde iç içe... Derken, işte yeniden çıkagelen Nâzım'ın dizeleri: “Yeter ki bırakmayalım, yaşanmamış günlerimiz yok olmasın çocukların avuçlarıyla birlikte, / boşluğun karanlığına çıkmasın negatif resimcikler, / yeter ki ekmek ve hürriyet yolunda dövüşebilmek için yaşayabilelim.”

En iyi müzik Oscar'ına layık görülmüş Babel'in kanımca en zayıf tarafı bu; gereğinden fazla müzik kullanımı. Bir de 143 dakikalık uzun sürede, ilk yarısında kotardığı o güçlü etkiyi sonraları maalesef alımlayamadığımı söyleyeceğim. Evet, Hollywoodcu sinema anlayışına yenik düşerek 'büyük film' olma şansını yitirmiş olsa da, Babel, elbette seyre değer.

Meksikalı dadı 'Amelia'ya hayat veren Adriana Barraza'nın yetkin oyunculuğunda...


0 pide, 1 ayran: